
MitoGene NADH Stabilizasyon
21/06/2021Kronik Yorgunluk Sendromu, Fibromiyalji, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, depresyon semptomlarını hafifletmek için kullanılan NADH takviyesinin etkinliği yaşlanmaya bağlı gelişen sinir sistemi hastalıklarında klinik olarak değerlendirildi.
NADH, tüm canlı hücrelerde doğal olarak bulunan bir ko-enzimdir ve özellikle kas, karaciğer, beyin ve merkezi sinir sisteminde yer alan hücrelerin enerji üretimini artırmaktadır. Bir hücrede ne kadar çok NADH varsa o kadar çok enerji üretir. NADH, ayrıca beyin hücrelerinde bulunan nörotransmiterlerden dopamin, noradrenalin ve serotonin üretimini stimüle eder.
Vücut yaşlandıkça, beynin enerjisi azalır ve bu da onu yaşa bağlı bozukluklara karşı savunmasız bırakır. NADH, beyin aktivitelerinin sağlıklı gerçekleşebilmesi için enerji üretimini sağlar. Artan enerji ile bedensel ve zihinsel aktivitelerimiz artar.
1980’lerin başında, NADH’nin klinik etkisi Dr. Birkmayer tarafından keşfedildi. Dr. Birkmayer, NADH’nin hücresel enerji üretiminde kritik rol oynadığını ve NADH’nin hücreleri yaşlanmaya karşı koruduğunu gösterdi. Özellikle sinir hücrelerinin üzerine olan etkisi Dr. Birkamyer’i daha ileri klinik araştırmalar yapmaya sevk etti. Özellikle Parkinson hastalığındaki etkisi diğer sinir sistemi hastalıklarındaki etkisini araştırmak üzere ümit vaat etmişti.
Parkinson hastalığı için yapılan klinik çalışmalarda ikibinden fazla kişiden elde edilen sonuçlarda motor beceriler, bilişsel fonksiyonlar ve diğer semptomların düzelmesine olumlu katkılar yaptığını ispatladı.
Parkinson ve Alzheimer arasındaki birçok benzerlik bulunmaktadır, bu fikirden yola çıkan Dr. Birkmayer NADH’nin Alzheimerda da etkili olabileceğini düşünerek Alzheimer hastaları üzerinde NADH’nin etkilerini gözlemlemek üzere klinik çalışmalar gerçekleştirmeye karar verdi. Alzheimer hastalarında yapılan bu çalışmalarda olumlu sonuçlar elde edildi.
Alzheimer hastalarında yapılan çalışmanın ikinci haftasında NADH düzeylerinde %240’lık bir artış gözlendi. Hastaların klinik semptomlarında ise anlamlı olacak şekilde klinik düzelmeler kaydedildi.
Kaynak: www.nadh.com